Kültür Sosyolojisi - Altaylardan Anadolu'ya ve Balkanlara Gelen Kültür
Ana Sayfa Giriş Özgeçmişim Fotoğraflarım Yazdıklarım Sizden Gelenler Mesaj Yaz English   
Damgaların Sosyolojisi 
Tarihi Kaynaklar
Ülkelerden Damgalar
Moğolistan
Tuva-Rusya
Tataristan-Rusya
Çuvaşistan-Rusya
Mari El-Rusya
Komi-Rusya
Başkurdistan-Rusya
Hakasya-Rusya
Rusya
Kazakistan
Kırgızistan
Özbekistan
Karakalpakistan
Türkmenistan
Azerbaycan
Nahçıvan-Azerbaycan
İran
Ermenistan
Gürcistan
Türkiye
Ukrayna
Kırım
Moldova
Gagauzya
Romanya
Bulgaristan
Makedonya
Kosova
Arizona-ABD
Los Angeles-ABD
Washington-ABD
Alaska-ABD
Karşılaştırmalı Damgalar
Mezar Taşları
Paradaki Damgalar
Sokaktaki Damgalar
Nesnelerde Damgalar
Kültürel Yansımalar
Sosyal Bilimler Arşivi
Linkler
Ziyaretci
Toplam : 1249571
Bugün : 115
Safahat`daki Bazı Kavramların Sosyolojik Tahlili

Mustafa AKSOY 

Akif`in sosyal düşünce tarihimizde kendine has özel bir yeri vardır. Mesela Japon kalkınma modelini ülkemizde ilk defa o savunmuştur. Özellikle onun fikirlerinin 1920`li yıllardaki milli uyanışımız ve birliğimizde önemli katkıları olmuştur.

Diğer yandan Tanpınar`ın ``19. Yüzyıl Türk Edebiyatı Tarihi`` kitabı adı geçen yüzyılın sosyal yapısını yansıtan bir kaynak eser olarak değerlendirildiği gibi, Safahat`da aynı şekilde 19. yüzyıl son çeyreğinin ve 20. yüzyılın ilk yarısının sosyal yapısını yansıtan bir eser olarak değerlendirilmelidir.

Aşağıdaki çalışma böyle bir kaygının sonucu meydana getirilmiştir.

 

Aki`e Göre Sosyoloji ve Önemi

Sosyoloji ``sosyal ilişkiler`` bilimi olarak tanımlandığı gibi, toplumun iç yapısını inceleyen bilim olarak da tanımlanır. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın sosyolojinin bir toplumun yapısıyla ilgili bir bilim olduğu herkesçe genel kabul görmektedir.

Sosyolojideki görüş farklılıkları genellikle metodolojik yaklaşımdaki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Bu yüzden Batılı sosyologların görüşlerini olduğu gibi, kendi sosyal yapımıza uygulamamız önemli sakıncaları da beraberinde getirir. Ancak; ilmi faaliyetler karşısında da kayıtsız kalamayız. ``Fakat batılı kaynaklardan yararlanmak demek, onlarda belirtilen fikirleri aynen kabul etmek demek değildir. Aynen kabul etmek bizi hem fikir tembelliğine alıştırır, hem de sosyal olgulara batılı gözle bakmamıza yol açar ki, batılı görüşler birçok meselelerde tek taraflı ve noksandır`` (1). Bizde sosyoloji Avrupa devletlerinin bazılarından daha önce okutulmasına rağmen, yukarıdaki hususlar dikkate alınmadığı için, kendi sosyal yapımıza uygun bir sosyoloji geleneğinin ülkemizde geliştirilmiş olduğunu söylemenin zor olduğu kanaatindeyiz.

Batılı metodlarla kendi sosyal yapımız hakkında araştırmalar yaptığımız için de, hâlâ sosyolojik anlamda milli birliğimizin unsurları incelenememiştir. Bu yüzden de, binlerce yıllık kültürel geleneğimize rağmen, hala kültürel değerlerimizi tam anlamıyla anlamış değiliz. Söz konusu anlamazlıkdaki ısrar, sosyal yapı hakkındaki çalışmaların yüzeysel kalmalarına ve yeni teşhis hatalarına yol açmaktadır (2).

 

Dipnotlar:

 (1) Kurtkan-Bilgiseven, A., ``Manevi Kültürümüz ve Batı Kültürü``, Türk Edebiyatı Dergisi, 187. sayı, 1989, s. 31

(2) Türkdoğan, O., Değişme. Kültür ve Sosyal Çözülme, İstanbul, 1988, s. 27.62.

 

NOT: Devamı PDF dosyasında.


 Bu yazının PDF halini indirmek için tıklayın

Powered by Kürşad KARA